Ceyhun's profileCeyhun Küçük 's MSN Spac...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    Özgürlük!

    *Asya'da maymun yakalamak icin kullanilan bir cesit tuzak vardir.
     
    Bir Hindistan cevizi oyulur ve iple bir agaca veya yerdeki bir kaziga baglanir.

    Hindistan cevizinin altina ince bir yarik acilir ve oradan icine tatli bir yiyecek konur..
     
    Bu yarik sadece maymunun elini acikken sokacagi buyukluktedir. Yumruk yaptiginda elini disari cikaramaz. Maymun tatlinin kokusunu alir,yiyecegi yakalamak icin elini iceri sokar, ama yiyecek elindeyken elini disari cikarmasi olanaksizdir. Sıkıca yumruk yapmis el, bu yariktan disari cikmaz. Avcilar geldiginde maymun cilgina doner ama, kacamaz .
     
    Aslinda bu maymunun tutsak eden hicbir sey yoktur onu sadece,
    Onun kendi bagimliliginin gucu tutsak etmistir. Yapmasi gereken tek sey elini acip yiyecegi birakmaktir. Ama zihninde acgozlulugu o kadar gucludur ki, Bu tuzaktan kurtulan maymun cok nadir gorulur.
     
    Bizleri de tuzaga dusuren ve orada kalmamiza neden olan sey, arzularimiz ve zihnimizde onlara bagimli olusumuzdur. Tum yapmamiz gereken elimizi acip benligimizi, bagimli oldugumuz seyleri serbest birakmak ve dolayisiyla ozgur olmaktir !!!

    Soğuk ve rocco

    GOP da Cafe Sade nin önündeyken bir çift geçerken tanık olunur,
     
    Kızımız boğazlarının şişmesinden yakınmaktadır,
    Çocuk kendinden emin bir ifadeyle sorar, ilaç alıyormusun?
    Kızımızın cevabı çocugu bozacak kadar iyidir, hayır rocco alıyorum.
    Çocuk, bikaç saniyelik sessizlikten sonra ancak, o da iyiymiş diyebilir...

    ankara 'da sonbahar

    çok sert rüzgarların,
    büyük fırtınaların ardından
    sonunda sakin bir kıyıdayım.
     
    daha rahat, belkide umursamazım...
     
     
     

    hangisi daha büyük sorun acaba,

    kız arkadaşını öptügünde yüzüne gözüne bulaşan makyaj malzemelerimi yoksa önemli bir mesaj beklerken hatta bir gözün telefonda beklerken carrefoursa nın peynir fiyatını mesaj olarak göndermesi mi?

    Çöp ve Sabah

    İşe gitmek için evden çıktım, hiç yaptığım şey degildir, cebimde gereksiz bir not kağıdı buldum buruşturduğum gibi yola fırlattım ki ne göreyim. Yolu süpüren temizlik görevlisi. Zaten kağıdı fırlatan elim havada asılı kaldı, adeta kağıda dur gitme der gibi ama nafile kağıt adamın önüne varmıştı bile.
     
    Birkaç değişik yüz ifadesi denendikten sonra olay yerinden hemen uzaklaşılır...

    seğmenler parkı

    Karumda bir arkadaşımla görüşücektim ki, geç kalacağını öğrenince birkaç metre ilerideki seğmenler parkında oturup beklemeye karar verdim. Parka birkaç metre kalmıştı ki yanımdan çok tanıdık bir simanın geçtiğini gördüm, yüzünde tuhaf bir endişe ve stress vardı ki yanındaki eşi ve çocugunu da farkettim. Beni geçtiklerinde arkalarındaki iki korumayı da gördüm ve  tüm parçalar beynimde yerine oturdu, korumaya gereksiz de olsa ali babacan mı diye sordum, ki daha sorar sormaz zaten bildigim cevabı aldım.
     
     
     

    sigaranız var mı?

    Kızılayda Leman Kültür yakınlarında takım elbiseyle otobüs durağına dogru giderken, gelen ses  ile dikkatimi topladım ve yolumun kesilldiğini farkettim, ne olduğunu anlamaya çalışırken bir ses sigaranız var mı dedi? çevresinden dolaşmaya çalışırken, zayıf bir sesle son şansını denedi ve 500 Ytl istedi, tabiki buda sonuçsuz kalmıştı.
     
    Neden mi? 19-20 yaşında güzel bir kızın bunu neden yaptığına anlam veremediğimden olsa gerek ne sigaram, ne de  500 ytl olup olmadığını düşünemeyecek kadar meşgul olmamdı belkide...

    transferli...

    Dikimevi metrosuna binmek için merdivenlerden indigim sırada bir kadın hızla bana gelmeye başladı, elindeki bileti bana uzatarak transferli dedi ki ben daha transferli ne demek düşünürken :) bileti elime tutuşturup çıkışa yöneldi bile, ben bikaç saniye sonra toparlanıp arkasından zayıf bir teşşekkür edebildim sadece...
     
    Zaman 2007 yılı ilk bahar 

    Picasso 'dan bir Macera

    İspanya' nın Guerbica kenti, baskılara direnince Nazilerce tahrip ve yangın bombalarının sivil halk üzerindeki ortak etkilerini incelemek için bombalanır. İki bin sivilin öldüğü katliamı anlatmak için Picasso Guernicia adlı tabloyu yapar.  Üç yıl sonra Fransa 'yı işgal eden naziler siyah beyaz renklerden oluşan tablonun karşısına getirdikleri Picasso ' ya şu soruyu sorarlar;
     
    - Bunu sen mi yaptın?
     
    Bu soru karşısında Picasso' nun yanıtı en az tablosu kadar muhteşemdir,
     
    - Hayır siz.

    :(

    Her paydos sonrası,
    Yürüyerek iniyorum Bulvar’dan Meydan’a
    Kafamda soru(n)larla,
    temiz havada yürüyüş ile -kolaylanması umulan- soru(n)larla
    Olmuyor,
    Sadece siyah ya da beyaz varken, griyi arıyorum.
    Griyi buluyorum, tonu tutmuyor.

    Güzel Havalar

    Beni bu güzel havalar mahvetti,
    Böyle havada istifa ettim
    Evkaftaki memuriyetimden.
    Tütüne böyle havada alıştım,
    Böyle havada aşık oldum;
    Eve ekmekle tuz götürmeyi
    Böyle havalarda unuttum;
    Şiir yazma hastalığım
    Hep böyle havalarda nüksetti;
    Beni bu güzel havalar mahvetti.

    Orhan Veli Kanık

    İş Olsun Diye

    Bütün güzel kadınlar zannettiler ki
    Aşk üzerine yazdığım her şiir
    Kendileri için yazılmıştır.
    Bense daima üzüntüsünü çektim
    Onları iş olsun diye yazdığımı
    Bilmenin.

    Orhan Veli Kanık

    Sere Serpe

    Uzanıp yatıvermiş, sere serpe;
    Entarisi sıyrılmış, hafiften;
    Kolunu kaldırmış, koltuğu görünüyor;
    Bir eliyle de göğsünü tutmuş.
    İçinde kötülüğü yok, biliyorum;
    Yok, benim de yok ama...
    Olmaz ki!
    Böyle de yatılmaz ki!

    Orhan Veli Kanık

    Ömer Hayyam 'dan

    Var mı dünyada günah işlemeyen söyle:
    Yaşanır mı hiç günah işlemeden söyle;
    Bana kötü deyip kötülük edeceksen,
    Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle.

    Ömer Hayyam 'dan

    Tanrı gönlünce yaratır da her şeyi
    Neden ölüme mahkum eder hepsini?
    Yaptığı güzelse neden kırar atar
    Çirkinse suçu kim kime yüklemeli?

    Ömer Hayyam 'dan

    Sevgiyle yuğrulmamışsa yüreğin
    Tekkede, manastırda eremezsin.
    Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada
    Cennetin, cehennemin üstündesin.

    Ömer Hayyam 'dan

    Orucumu yiyorsam ramazanda
    Mübarek aydan habersizim sanma:
    Çileden gece oluyor da gündüzüm
    Sahura kalkıyorum gün ortasında.

    Rahat

    Şu kavga bir bitse dersin,
    Acıkmasam dersin,
    Yorulmasam dersin;
    Çişim gelmese dersin,
    Uykum gelmese dersin;

    Ölsem desene!

    Orhan Veli

    Bir İş Var

    Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
    Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
    Her zaman güzel mi bu kadar,
    Bu eşya, bu pencere?
    Değil,
    Vallahi değil;
    Bir iş var bu işin içinde.

    Orhan Veli